I. Süleyman, (d. 6 Kasım 1494, Trabzon – ö. 6 Eylül 1566). 10. Osmanlı padişahı ve İslam halifesidir.



Kanuni Sultan Süleyman olarak anılır. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi ise Ayşe Hafsa Sultandır. Saltanatında Osmanlı İmparatorluğu en yüksek dönemini yaşamıştır.

Çocuk yaşta Istanbul’da bilim, tarih, edebiyat, din ve askerlik eğitimi aldı. 1509 yılında annesinin doğum yeri olan Kırım’da Kefe sancakbeyliğine atandı. Daha sonra Saruhan sancakbeyliği göreviyle Manisa’ya gönderildi. Padişahın sefere çıktığı vakitlerde Batı sınırını korumak için Edirne’de bulundu. Babasının ölümü sırasında yine Manisa’da bulunan şehzade Süleyman, sadrazam Piri Paşa’nın çağrısı üzerine İstanbul’a gelerek 1 Ekim 1520 tarihinde tahta çıktı.

[kml_flashembed movie="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=7467729514984667784" width="400" height="326" wmode="transparent" /]



4.974 kişi izledi Kişi İzlemiş
20 Kişi Yorum Yapmış
Film Hakkında Yapılan Yorumlar




yakup
29 Ocak 2008 - 9:25 pm

harıkaydı

sedat
09 Şubat 2008 - 2:16 am

bir milletin atası,ceddi ancak bukadar mükemmel olabilir.şimdide neden bizde atalarımızın yaptığı gibi dinimize sarılmıyoruzki?

ismail
16 Mart 2008 - 1:04 pm

ağlayarak seyrettim belgeseli.ecdadımımızla bir kere daha gurur duydum.Rab’bim bana islam çatısında yaşayabilmeyi ve bu uğurda bu canı verebilmeyi nasip eder inşaallah…bu milletin islam şuuru içinde yeniden şahlanacağına canı gönülden inanmaktayım.bu belgeselde emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

ahmet
21 Mart 2008 - 12:49 am

belgeseli dinliyemiyoruzki ney sesinden dut duru dut muzik olmadan bal gibi olur

tarkan22
26 Mart 2008 - 9:33 am

kanuni sultan süleyman sen neymişsinbe osmanlının en parlak yıllarıymış inşallah kemiklerini sızlatmayız rahat uyu

HUSEYIN SAHIN
08 Mayıs 2008 - 2:42 am

Allaha hamdolsunki turk milletinin nekadar inacli vede bir okadar guclu oldugunu vede nekadar yufka yurekli oldugunu tum duyaya bilmektedir gittikleri hicbirzaman yakip yikmamistir hic bir kadini vede cocuklara vede hic bir halka zarar vermemistir ruhun saadolsun mekanin cenet olsun
SULTANIM.Bu belgeselde emegi gecet tum herkesten allah razi olsun hepinize allah hayirli evlat nasip etsin allaha emanet olun.

mikalde
15 Mayıs 2008 - 9:48 am

böyle ceddin böyle torunları.allah hayırlısıyla islah etsin bizleri

OĞUZ
12 Haziran 2008 - 11:06 pm

emegi geçenlere teşşekür ederim çok süper olmuz hafızam tazelendi. böyle büyük bir milletin torunlarını hiç bir ülke yenemez ama mide bulandırmaya başladılar.zamanı geldi dünyanın acilen cumhuriyet çocuklarından oluşan osmanlı ordusunun izini sürmemiz gerekiyo izleyemesekde zaman geliyo istemesekte mecburiyetten dünyayı yine bizler huzura kavuşturacagımıza inanıyorum saygılar.

OĞUZ
12 Haziran 2008 - 11:21 pm

avrupanın holuvudun özellikle hazırladı filmler atalarımızdan alıntıtır çevirdikleri filmlerle her zaman kendilerinin masun rolünde ve haklı göstermelerinin altında gay tapınak şovalyelerinin torunları mirascıları gözler önündedir ülkemizi daha iyi tanıtacak ve idare edecek asil insanı göremedim artık şavaşların yerini zehirli gıdalar ve akıl almaz şeyler aldı nerdeyse halk gözünü açamaz hale gelip ölecek kanımızın son damlasına kadar savaşmanın ve yok etmenin zamanı geldi uyan TÜRK yarınlarımız kararmasın yavaş yavaş karıncanın belini incitmeden yeni tekniklere maruz bırakıyolar garbın afakını sarmışsa çelik sıhrı duvar benim iman dolu yüregim var

vedatvural
18 Haziran 2008 - 5:33 pm

Mukemmel olmus ellerınıze saglık ama Fatıh Sultan Mehmet hanın hayatınıda beklıyoruz Turk ve dunya cıhanı Fatıhınde hayatını yapmanızı beklerım

AYDINKÇ
24 Haziran 2008 - 11:22 pm

kanuni nin francesko ya cevabi 12 / 2
..ara$tir..googletdk sozluguseslisozluk.comwikipediaimdbsanatcialbum$arkiacronymfindermobygamesetimolojik sozlukyoutube
ba$lik icinde ara

dillerde dolaşan, bir talebe * karşı yazılmış meşhur bir cevaptır. osmanlı zamanında padişah’ın fransız kralına göre diplomatik konumunu göstermesi açısından çarpıcıdır. alıntıyla paylaşalım :

“fransa’da isyan çıkmış, ihtilal olmuş, alman imparatorluğu’na esir düşmüş fransız kralı; kral francesko, günün süper gücü olan osmanlı padişahı kanuni sultan süleyman’a mektup göndermiş; aman dilemiş “tacımı, tahtımı bana iade et, beni hapisten kurtar” demiş. işte, bu talebe kanunî sultan süleyman cevap vermiş: “ben ki, sultanı selahaddin, burhanül havakin, tacı bahşı husravayı ruyi zemin, zillullahı fil arzeyn, akdeniz’in ve rumeli’nin vilayeti zülkadriye’nin, diyarbekir’in, azerbaycan’ın, acem’in ve halep’in, mısır’ın, mekke’nin ve medine’nin, kudüs’ün ve külliyen diyarı arap’ın ve yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, ecdadım fethederek bize miras bıraktı. bütün bunların sultanı ve padişahı osman, orhan, murat, yıldırım beyazıt, sultan beyazıt han oğlu, sultan selim han oğlu, kanunî sultan süleyman hanım. sen ki, fransa vilayetinin kralı francesko’sun. benden yardım istemişsin. sana yardım edip, tahtını sana iade edeceğim.” mektubun hulâsası bu.”

not : alıntıdaki hasan kaçan üslubu için tüm kamuoyundan af dilerim.
(mucit, 30.05.2004 12:52)#4496448 !?

(bkz: yuru be)
(hitzfeldburak, 22.06.2004 00:46 ~ 00:47)#4791505 !?

kanuni’nin yardıma cevap vermekten çok kendi özelliklerini saydığı mektup. ya da her padişah mektuplarının başında böyle uzunca bir giriş yapıyordu.*

yine kanuni’nin dış yazışmalarından birinde şuna benzer bir ibare görmüştüm; ‘ben ki cümle padişahlara tahtımın altında taçlarını dağıtan süleyman han…’

fazlasıyla sağlam olmuş.
(son piyon, 22.06.2004 00:53)#4791611 !?

– alo
– buyrun, kiminle görüşüyorum?
– ben ki, akdeniz’in ve karadeniz’in ve rumeli’nin ve anadolu’nun, karaman’ın ve rum’un ve dulkadır vilayeti’nin ve diyarbakır’ın ve kürdistan’ın ve acem’in ve şam’ın ve halep’in ve mısır’ın ve mekke’nin ve medine’nin ve kudüs’ün ve bütün arap diyarının ve yemen’in ve daha nice memleketlerin ki yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dahi ateş saçan kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı sultan bayezıd oğlu sultan selim han oğlu sultan süleym… hassiktir kontör bitti yine.
(saruman, 10.02.2005 23:05)#6839641 !?

içindeki “sakıncalı” kelimeden dolayı çoğu zaman sansürlenen mektup-cevaptır kendileri.
(reincarnative lizard, 10.02.2005 23:22)#6839732 !?

(bkz: seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım)
(poturgilinpotur, 20.02.2005 20:52)#6923823 !?

(bkz: francesko nun kanuni den talebi)
(salyuhatem, 23.06.2005 22:31)#7749122 !?

subject: re: ab1 s1çt1m aman yetiƒ

text body: francesko, türkce karakterler cikmamis lan… bi daha gönder…
(nickfallin, 23.06.2005 23:28 ~ 23:49)#7749503 !?

hayır, tuzumuz kalmamış, alt kattaki cahideye bir sorun
(shirazi, 23.06.2005 23:29)#7749512 !?

re: fwd: fwd: fwd: selcuk erdem cok komikkkk!!!!

text body: abi yeter artik karikatür gönderme ya! ne illet adammissin!
(nickfallin, 23.06.2005 23:30)#7749521 !?


merhaba,

15 cemaziyellahir – 15 zilhicce 896 tarihleri arasında seferde olacağım için “acil yardım talebi” konulu mesajınızı okuyamayacağım. acil konular için lütfen güvercin ya da elçi gönderin.

iyi çalışmalar,

kanuni sultan süleyman
sultanı selahaddin, burhanül havakin, tacı bahşı husravayı ruyi zemin, zillullahı fil arzeyn, akdeniz’in ve rumeli’nin vilayeti zülkadriye’nin, diyarbekir’in, azerbaycan’ın, acem’in ve halep’in, mısır’ın, mekke’nin ve medine’nin, kudüs’ün ve külliyen diyarı arap’ın ve yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, ecdadım fethederek bize miras bıraktı, bütün bunların sultanı ve padişahı osman, orhan, murat, yıldırım beyazıt, sultan beyazıt han oğlu, sultan selim han oğlu

(molosztash, 23.11.2005 10:12 ~ 10:28)#8578691 !?

(bkz: motosikletin çalışma sesi olarak gargargar)
(bkz: kanuni/#1134000)
(molosztash, 23.11.2005 10:18)#8578720 !?

mektubu okuduktan sonra francesko’nun tepkisi; ” yaa sıçıcam, bunları ne saymış, adam gibi yardım edicem de işte. tööbe estağfiru….”.
(exavier mcdaniel, 23.11.2005 10:25)#8578739 !?

-alo,ben francesko, sultanla görüşecektim, bi yardım talebimiz olacaktı?
-ben ki, akdeniz’in ve karadeniz’in ve rumeli’nin ve anadolu’nun, karaman’ın ve rum’un ve dulkadır vilayeti’nin ve diyarbakır’ın ve kürdistan’ın ve acem’in ve şam’ın ve halep’in ve mısır’ın ve mekke’nin ve medine’nin ve kudüs’ün ve bütün arap diyarının ve yemen’in ve daha nice memleketlerin ki yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dahi ateş saçan kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı sultan bayezıd oğlu sultan selim han oğlu sultan süleyman..
-hacı iki dakka yardım isteyelim dedik, aazımıza sıçtın yaa, bu kadar da rencide edilmez ki ama, ayıp yani
-eee, padişahlık aleminde racon böyle, istersen..söyle bakim ne istiyon?
(elinherifi, 23.11.2005 10:26 ~ 10:27)#8578745 !?

(bkz: gençliğin ataya cevabı)
(molosztash, 23.11.2005 10:29)#8578755 !?

doğru mudur, yanlış mıdır, gerçek midir, safsata mıdır bilemediğim mektub..

lakin doğru ise, övünülecek, “aman da aman karizmaya bak bee.. heyt heyt” denilecek tek bir ifade dahi barındırmamaktadır.

nedir yani?
ben şuraları şuraları kuşatmış fethetmiş ecdaddan geliyorum, soyağacım da şudur demenin manası nedir..
adam, aman dilemiş, koskoca hükümdar, senin üstünlüğünü zaten senden yardım dileyerek kabul etmiş.. onu ezmenin gerekçesi nedir ki?

yardım elini uzatacaksan, uzatacaksın, büyüklük taslamaya ne hacet?
yardım etmek zaten yapılabilecek en esaslı “büyüklük taslamak” olmaz mı?

ha, esas gözdağı ve büyüklenme alman hükümdarına ise de, yine de gereksiz bulmaktayım..

günün koşullarını, devletlunun kudretini bilmek için böyle bir mektuba mı ihtiyaç duyar sanki alman hükümdarı?
hülasası, düşünüyorum düşünüyorum..
her halukarda amacı olmayan bir büyüklenme olarak algılıyorum..
(cin ruhiye, 23.11.2005 10:41 ~ 11:07)#8578797 !?

(bkz: kanuni nin francesca ya cevabi)
(grimaud, 23.11.2005 10:44)#8578815 !?

eğer ben, “sultanı selahaddin, burhanül havakin, tacı bahşı husravayı ruyi zemin, zillullahı fil arzeyn, akdeniz’in ve rumeli’nin vilayeti zülkadriye’nin, diyarbekir’in, azerbaycan’ın, acem’in ve halep’in, mısır’ın, mekke’nin ve medine’nin, kudüs’ün ve külliyen diyarı arap’ın ve yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, ecdadım fethederek bize miras bıraktı. bütün bunların sultanı ve padişahı osman, orhan, murat, yıldırım beyazıt, sultan beyazıt han oğlu, sultan selim han oğlu, kanunî sultan süleyman han” isem, seni esir edip himayem altındaki birini derdest edeni bana kasdetmiş sayacağım anlamına gelir ve zehirli ok kıvamındaki bu sözler, françesko’ya değil, gelin makamında bulunan alman kralına, anlaması için bu şekilde fırlatılmıştır.

françesko’nun bu sözlerden alınmasını bırakın, kavuştuğu bu güç karşısında ellerini ovuşturarak sürurdan ve neşeden sekiz köşe olduğunu düşünüyorum ben. evet devir, diplomatik gelişmeleri, esefle kınamaktan* ziyade, celal ve celadet ile kendi istediği rotaya çekebilen şanlı hükümdarların devriymiş, o çıkıyor buradan.
(halidx, 23.11.2005 10:56 ~ 11:08)#8578859 !?

19. yuzyil baskisi fransada basilmis bir osmanli tarihi kitabinda da rastladigim mektup. lisede dilbilgisi derslerinde edebiyat ogretmenimiz “ve” baglacinin kullanimina ornek olarak da gosterirdi.
(koseyi donen adam, 23.11.2005 11:25)#8579007 !?

fransız kral – kudretli padişah, zat-ı alimi kurtarıp tahtımı tacımı iade ettin, beni çok bahtiyar ettin. senden bir ricam daha olacak, çünkü tüm cihan bilir ki sen kurtarıcı bir hükümdarsın. malumatınız, fransa, paris romantizm diyarı. pek çok güzel cariye var burada. sarışını, çikolatası, esmeri, dilberi, göbeklisi, göbeksizi, etlisi butlusu hepsi sarayımda raks etmekte. velhasıl gel gör ki – yaşadığım şeylerden olsa gerek – performansım düştü ve sadece iki günde bir leydi ile aşk yapabiliyorum. oysa ki biliriz ki senin emrinde “mesir macunu” denilen bir iksir varmış. eğer son bir iyilik yapıp bana ondan bir paket yollarsan beni ebediyen sadık kulun yaparsın ey padişah!

padişah – olay macunda değil…

(işbu gelişmelerden sonra fransız kralı acısına dayanamayarak kendini süse püse verip hanedan entrikaları arasında ömrünü tüketmiştir.)
(rofw, 23.11.2005 11:30)#8579030 !?

(bkz: peki)
(ugurcan, 23.11.2005 11:33)#8579039 !?

kanuni sultan süleyman’ın bizlere çok önemli bir dış politika öğüdü verdiği mektuptur. maalesef osmanlı’nın bu mektuptan yaklaşık ikiyüz yıl sonrasından başlayıp günümüze kadar süren “siyasette ve özellikle dış politikada ezik hissetme süreci” sonucu artık birçok insan için anlamını yitirmiş ve yersiz bir kibir gösterisi olarak algılanmıştır.

güç ve büyüklük, gerek insan algılamasında gerekse toplumsal algıda her zaman için etkileyici bir özelliktir. devletlerin birbirine karşı güç gösterisinde bulunmaları, protokolde her zaman öne geçme çabalarının altında bu yatar. kişisel sohbetlerde çatıştığınız herhangi bir konuda alttan almak size avantaj sağlayabilir, olası bir sorunun ortaya çıkmasını engelleyebilir ama devlet boyutundaki ilişkilerde alttan alma, sürekli ezilmenizi, sömürülmenizi getirir. inanmayanlar kırk yıllık süren ab ilişkilerimizi inceleyebilir (ab’ye kırk yıldır alınmayışımızdan bahsetmiyorum. bizim önümüze sürülen argümanlarla sözgelimi yunanistan’ın önüne sürülen argümanlardan bahsediyorum. nitelik farklılığına dikkat).

osmanlı, diğer devletlerle ilişkilerinde her zaman kendini üstte tutmuştur. şu anda ismini hatırlayamadığım, balkanlar tarafında yapılan bir savaştan sonra yaptığı anlaşmada “…kralı protokol bakımından osmanlı sadrazamına eşit sayılacaktır” maddesini koyması bu yüzdendir. burada osmanlı padişahı, karşı ülkenin kralını kendine denk görmemekte, ancak sadrazamıyla muhatap etmektedir. osmanlı’nın çöküşe başladığı dönemde ilgili ülkenin bize karşı aldığı ilk galibiyetteki değişen madde de bu olmuştur.
devlet ilişkilerinde sürekli güç gösterisi yapmak, bazen kabadayı kabadayı konuşmak zorundasınızdır.ezik bir duruş sergilediğiniz zaman veya mütevazi davrandığınız zaman bu durum karşı taraf tarafından zayıflık olarak algılanır ve sizden sürekli bazı tavizlerde, taleplerde bulunulur. ayasofya kilisesi’nin camiye çevrilmesi tamamen bu mantıkla yapılmış bir güç gösterisidir. sonradan sahte imzalarla, uyduruk belgelerle camiden müzeye falan çevrilmesinin yorumunu da size bırakıyorum.
dünyada silahın bir sorunu çözdüğü pek görülmemiştir ama silah korkusunun bazı sorunları oluşmadan engellediği bilinir. işte osmanlı’nın yükseliş dönemlerinde sürekli olarak mağrur bir duruş sergilemesi, ilişkilerinde karşı tarafı sürekli ezmesi bu yüzdendir. mantıksız, gereksiz veya yanlış değildir.devlet, güç demektir. o gücün gösterilmesi gerekir ki orada bir devlet olduğunun farkına varılsın. resmi bayramlardaki tören geçitlerinde askerler ve tanklar neden geçit yaparlar dersiniz?
(elinherifi, 23.11.2005 11:46 ~ 11:48)#8579100 !?

(bkz: ne oldum degil ne olacagim demeli)

kanuni herhalde torunlarının abye girmek için francesko’nun torunlarına atmadığı takla kalmadığını görseydi mektubuna “sevgili frankocuğum” şeklinde başlar “yengenin de gözlerinden öperim” diye bitirir, tarihsel bir dostluğun ilk adımını atardı.
(kilroy, 24.11.2005 00:57)#8583653 !?

yalnız bu konuyla alakalı şu anda ismini hatırlayamadığım ( ilk okul 4 veya 5’te merak edip evdeki kütüphaneyi karıştırmıştım ama normaldir ki kitabı hatırlayamadım) bir kaynakta yazdığına göre yardım talebini kanuniden isteyen francesko’nun annesidir. zaten tutsak durumda bulunan francesko’nun kanuniye böyle bir mektup ulaştırması biraz zor gibi görünüyor.
(exavier mcdaniel, 24.11.2005 11:20)#8585132 !?

ben ki, sultanların sultanı, hakanların hakanı, akdeniz’in ve karadeniz’in ve rumeli’nin ve anadolu’nun, karaman’ın, rum’un, zülkadri’ye illerinin ve diyarbekir’in ve azerbaycan’ın, acem’in ve şam’ın, haleb’in ve mısır’ın ve tunus’un ve cezayir’in ve ve fas’ın ve mekke’nin ve medine’nin, kudüs’ün ve daha nice memleketlerinin ki, ulu ve şanlı atalarımın kahredici kuvvetlerle fethettikleri, şan ve zafer getiren kılıcımla fetheylediğim, nice diyarın sultanı ve padişahı, sultan bayezıd han oğlu sultan selim han’ın oğlu süleyman han’ım. sen ki françe vilayetinin kralı françesko’sun.

mektup gönderip ve bazı ağız haberi dahi ısmarlayıp, memleketinize düşman müstevli olup, el’an hapiste idiğünüzü ilan edip, kurtulmanız hususunda bizden inayet ve medet istida eylemişsiniz. her ne ki demiş iseniz hepsi malumum. imdi, padişahlara sınmak ve hapsolunmak vacip değildir, gönlünüzü hoş tutup ve ümitsizliğe kapılmayınız. şarlken’e haddini bildireceğim
(promiscuous, 29.12.2005 21:22)

AYDINKÇ
24 Haziran 2008 - 11:23 pm

İnşirah 05-22-2007 21:08 PM

——————————————————————————–

Kanunî Sultân Süleyman Han

Kanunî Sultân Süleyman Han
Babası: Yavuz Sultan Selim
Annesi: Hafsa (Hafize) Hatun
Doğum Tarihi: 1495
Tahta Çıkışı : 30 Eylül 1520
Ölümü: 6/7 Eylül 1566

Kanunî Sultân Süleyman devrine şarkıyâtçı Ortalon’un söylediği şu sözlerle başlamak istiyoruz: “Sultân Süleyman’ın eserleri bir sıraya konulsa, en alt katta muhârebeleri, onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise, kurmuş olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir”.

Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî; sadece Osmanlı Padişahlarının değil, dünyada görülen hükümdârların en muhteşemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (Muhteşem) ve Grand (Büyük); şâirlik mahlası olarak Muhibbî; 13 tane büyük gazâya fiilen iştirâk etmiş olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı Padişahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman Şah denen Kânunî Sultân Süleyman, bir rivâyete göre, 900/1494 yılında Hafsa Sultân’dan Trabzon’da dünyaya gelmiştir. 926/1520 yılında ve 26 yaşında Osmanlı tahtına geçen Kanunî, 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene Padişahlık yapmıştır.

Kanuni Sultân Süleyman, evvela başına gâile çıkarmak isteyen, babası zamanında Şam Beylerbeyisi olan ve iktidâr değişikliğinden istifâde ederek Melik Eşref ünvânıyla hükümdârlığını ilan eden Canberdi Gazâli’yi 1521’de idam ettirdi. Bu gâileyi bertaraf eden Kanunî, daha sonra meşhur seferlerinden 1. Sefer-i Hümâyûn’unu Belgrâd üzerine yaptı. 1. Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde, sırasıyla Böğürdelen (Şabaç), Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiş ve nihâyet daha sonraları Dâr’ül-Cihâd adını alan Belgrâd, 927/1521’de feth olunmuştur. Bu arada Yemen’de fitnelere yol açan İskender adlı şahıs, kendi adamları tarafından öldürülerek, 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya başlanmıştır.
2. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiş ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum, Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte İstanköy, Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıştır. Hıristiyanlığın İslâm âlemine karşı bir kalesi sayılan Rodos’un zabtı, Avrupa’da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıştır. Osmanlı orduları adaları fetihle meşgul iken Anadolu’da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen Şehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de, Ferhad Paşa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522’de bertaraf olunmuştur. Bu arada Mısır’da çıkan cüz’î isyanlar da aynı yıl bastırılmış; vefat eden Hayır Bey’in yerine evvela Mustafa Paşa ve sonra da ikinci vezir Ahmed Paşa getirilmiş ve memlekette huzur ve âsâyiş sağlanmıştır. 930/1523 yılında Şah İsmail’in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb’ın yerine şah olduğunu da kaydetmek isteriz.

3. Sefer-i hümâyûn, 2. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. Belgrat’ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma’rûz kalan Macaristan, Hırvatistan, Transilvanya ve Dalmaçya, bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıştır. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları, daha sonra da sırasıyla Sirem muhitindeki kaleleri, İyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmişlerdir. Kazanılan Mohaç zaferinden sonra, 932/1526 yılının Eylül’ünde Macaristan’ın başşehri olan Budin fethedilmiş ve bunu Segedin, Budin’in tam karşısında yer alan Peşte ve benzeri çevre şehirlerin fetihleri takip eylemiştir. İstanbul’a Macaristan fâtihi ünvanıyla dönen Kanuni, bu seferiyle Orta Avrupa’da dengeyi değiştirmiş ve artık Osmanlı Devleti’nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya’ya dayanmıştır.

Ferdinand’ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin’e yürümesi üzerine, 4. Sefer-i Hümâyûn’unu da Macaristan’a düzenleyen Kanuni, 936/1529 tarihinde Budin’i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon’u ele geçirdikten sonra Ferdinand’ın gizlendiği Viyana’ya doğru yürüdü. Netice alınamayan I. Viyana Muhâsarası, Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi.

5. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman Şarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî, 938/1532 tarihinde başladığı bu seferinde, evvela Siklos (Şikloş), Kanije ve nihâyet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri başta olmak üzere on beşten fazla kaleyi fethetmeyi başarmıştır. Meydandan kaçan Şarlken ve kardeşi Ferdinand’a ağır nâmeler gönderen Kanunî, Budin’i geri aldığı gibi, Papoçe, Şopron, eski başkentlerden Gradcaş, Pojega, Zacisne, Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra, 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak İstanbul’a dönmüştür.
6. Sefer-i hümâyûn, Irakeyn seferi veya İran seferi diye de meşhurdur. Şarlken’den sonra Kanunî’nin ikinci büyük rakibi olan Şah Tahmasb, Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti’nin başına doğuda gâileler açıyordu. Osmanlı Devleti’ni Olama Hân ve Safevi devletini ise, Bitlis Hâkimi Şeref Hân tutuyordu. 940/1533 yılında sefer, Vezir-i A‘zam İbrahim Paşa komutasında başladı ve yol esnasında Adilcevaz, Erciş, Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz’e girildi. Daha sonra aynı yılın Eylül’ünde Padişah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı Şirin yoluyla Bağdat’a ulaşıldı. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi, Güney Irak, Kuveyt, Lahsâ, Katîf, Necd, Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti’ne itâat edince bütün bunlar, Basra Eyâleti adı altında Osmanlı’ya bağlandı (24.7.1538). Bu arada Barbaros Hayreddin Paşa, aynı yıl Tunus’u fethederek Osmanlı Devleti’ne bağlamıştı.

7. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiş, Korfu ve Otranto hücuma ma’rûz kalmışsa da, Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında İstanbul’a dönüldü. Bu arada Doğu Hırvatistan’da Osiyek yakınlarındaki Vertizo’ya sokulan düşman askerleri yok edildi.

8. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken, denizlerde Hadım Süleyman Paşa, Süveyş’ten hareket ederek Yemen ve Aden’i almış ve Hindistan’daki Diu Kalesini kuşatmıştı. Yine aynı yıl, Osmanlı Devleti’ne Batı Cezayir’i kazandıran Barbaros Hayreddin Paşa, Batılı donanmalara karşı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz’i bir Osmanlı Gölü haline getirmişti. Kara Boğdan seferi de, her ne kadar sulh ile neticelendi ise de, hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan genişliyordu.

9. Sefer-i hümâyûn, 1541’de yapılan Budin Seferi’dir. Macaristan’da Osmanlıların himâyesindeki Kral Yanoş Zapolya’nın ölümüyle (1540), Avusturyalı Ferdinand’ın buraları işgal etmek istemesi ve hatta Budin ve Peşte’yi kuşatması, Kanunî’yi tekrar bu bölgelere getirdi. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan’ı Budin Eyâleti’nin bir parçası haline getirdi.

Kısa bir süre sonra Ferdinand, Almanların desteği ile yine Budin ve Peşte’yi kuşattıysa da, Kanunî Sultân Süleyman 10. sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand’ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları, 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devleti’nden sulh andlaşması istemeye mecbur etti. Bu sefer neticesinde Macaristan’ın dinî merkezi olan Estergon, İstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin’e bağlandı. Peç ve Şikloş, geri alındı. Yapılan andlaşmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken, Kanunî, tartışmasız “Cihân Padişahı“ ünvanını bu gazâ ile kazandı. İmparator sıfatı, sadece Muhteşem Süleyman için kullanılabilecekti.

Muhteşem Süleyman, 11. sefer-i hümâyûnunu, Osmanlı Devleti’ni arkadan vurmayı âdet haline getiren İran’a yaptı. Buna 2. İran Seferi de denir. 1548-1549 yıllarında gerçekleştirilen bu sefer ile, Tebriz geri alındı. 1553-1555 yılları arasında da 3. İran seferini ve genelde ise, 12. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir. 1554 Temmuz’unda Revan’a gelen Padişah, oradan Nahcivan’a giderek burayı feth eyledi. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan’a geçince, Şah sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya’ya çekildi. 1555 yılında Amasya’da imzalanan andlaşma ile Gürcistan paylaşıldı ve Irak’da eski sınırlar muhâfaza edildi.

Şehzâde Mustafa ve Şehzâde Bâyezid meseleleriyle yıpranan haşmetli Padişah, son büyük seferini, 1566 yılında Zigetvar’a düzenledi ve burada kuşatma sırasında 72 yaşında iken çadırında vefât etti.
Yavuz döneminde 6.5 milyon km2 olan Osmanlı Devleti’nin toprakları, Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da, 15 milyon km2ye yükseldi. Osmanlı Devleti’nin sınırları içine, Avrupa’da -bugünkü siyasi sınırlarla- Eszak hariç Macaristan, Erdel (Romanya’da), Banat (Romanya ve Yugoslavya’da), Belgrad ve Voyvodana, Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler; Asya’da Rodos ve on iki ada, Arabistan, Batı Gürcistan, Doğu Anadolu’nun geriye kalan kısmı, himâye bölgeleri olarak, Yemen, Kuveyt, Bahreyn, Hadramut, Katar ve daha nice yerler; Afrika’dan Eritre, Cibuti, Somali, Habeşistan’ın önemli bölgeleri, Libya, Tunus, Çad ve Büyük Sahra’nın bazı kısımları dâhil olmuştu. Kısaca “Bir sultân-ı azîm’üş-şan idi ki, her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal’ada nevbeti vurulurdu.”.

Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri, hem devletin sınırlarının genişlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim, kültür, hukuk ve maliye gibi konular açısından, Osmanlı Devleti’nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır.

Kanunî Sultân Süleyman, hem büyük bir asker, hem kudretli bir idareci ve hem de eşine ender rastlanır bir devlet teşkilâtçısı idi. Bu dehâsını, Fâtih zamanında hazırlanan teşkilât kanunlarını geliştirerek ve kısmen de değiştirerek gösterdi. Denilebilir ki, Osmanlı Devleti’nin siyâsî, kültürel, sosyal, iktisâdî, adlî ve kısaca her çeşit yapılanması, Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi, devletin merkezî ve taşra teşkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiştir. Bunu, hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür.

Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed Paşa, Lütfi Paşa ve Sokullu Mehmed Paşa’yı; Şeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi, Kemal Paşa-zâde, Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi’yi; diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin Paşa, Koca Nişancı Celâl-zâde Mustafa, Seydi Bey ve Ca’fer Ağa’yı; ilim ve maneviyât erbâbı arasında ise, Nakşibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd Bedahşî, Şeyh Bâli Efendi, Hâce Derviş Mehmed Efendi, Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi’yi zikredebiliriz. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir.

ZEVCELERİ: 1- Hürrem Haseki Sultân; Kanunî’nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks râhibin kızı yahut Fransız veya İtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. Şehzâde Mehmed ve Selim II’nin annesi. 2- Mahidevran Kadın; Abdullah kızı ve Şehzâde Mustafa’nın annesi. 3- Gülfem Hâtun; Câriyelerden ve Şehzâde Murad’ın annesi. 4- Abdullah kızı ve Şehzâde Mahmûd’un annesi.

ÇOCUKLARI: 1-Şehzâde Sultân Mahmûd Hân. 2-Şehzâde Sultân Mustafa Hân. 3-Şehzâde Murad. 4-Şehzâde Sultân Mehmed Hân. 5-Şehzâde Abdullah. 6- Mihrimah Sultân. 7-Şehzâde Sultân Selim Hân II. 8-Şehzâde Sultân Bâyezid Hân. 9- Fatma Sultân. 10- Râziye Sultân. 11-Şehzâde Sultân Cihangir. 12-Şehzâde Orhan .

1520 Yavuz Sultan Selim’in vefatı.
Kanunî Sultan Süleyman’ın tahta çıkışı.
1521 Sultan Selim Camii’nin temelinin atılması.
Kanuni’nin Belgrad seferine başlaması.27.05.1521 Kanunî’nin İstanbul’dan Edirne’ye gelişi.07.07.1521 Böğürdelen Kalesi’nin fethi.29.08.1521 Belgrad Kalesi’nin fethi.18.09.1521 Kanunî’nin İstanbul’a hareketi.19.10.1521 Kanunî’nin İstanbul’a gelişi.1522 Venedik Cumhuriyeti ile yeni bir barış andlaşması imzalanması.
Osmanlı Donanması’nın Rodos seferine başlaması.16.06.1522 Kanunî’nin Rodos seferi için İstanbul’dan ordusu ile hareketi.24.06.1522 Donanmanın Marmaris’ten Rodos’a gitmek üzere hareketi.01.07.1522 Kanunî’nin Kütahya’ya gelişi.04.07.1522 Kanunî’nin Sandıklı Ovası’na gelişi.15.07.1522“Kharki-Herke“ Adası’nın fethi.28.07.1522 Kanunî’nin Marmaris’ten Rodos’a geçişi ve savaşın başlaması.20.12.1522 Rodos Kalesi’nin teslim olması.29.12.1522 Kanunî’nin Rodos’a girmesi.02.01.1523 Rodos Şövalyeleri’nin Türk Ordusu’na teslim ettikleri bayraklarından sonra adadan ayrılmaları.
Kanunî’nin İstanbul’a hareketi. 29.01.1523 Kanunî’nin İstanbul’a gelişi.1524Kanunî’nin oğlu şehzade Selim’in doğumu. Mısır Valisi hain Ahmed’in hutbe okutarak isyanı.
Mısır ıslahatı için Vezir İbrahim Paşa’nın İstanbul’dan hareket etmesi. 25.03.1525 İstanbul’da Yeniçerilerin isyanı.
İstanbul’a gelen ilk Fransız elçisinin Kanuni tarafından kabulü ve Türk fetihleri karşısında Avrupalıların olayı değerlendirmelerinin görüşülmesi.
Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi’nin vefatı. 23.04.1526 Kanunî’nin Mohaç seferi için İstanbul’dan hareketi.09.07.1526Kanunî’nin Sultan Süleyman’ın Belgrad’a gelişleri.
Petervaradin şehir ve Kalesi’nin kuşatılması ve alınması. 29.08.1526 Mohaç Zaferi.03.09.1526 Türk ordusunun Budin’e hareketi.11.09.1526 Kanunî’nin Budin şehrine girişi.21.09.1526 Kanunî’nin Peşte’ye geçişi.
Segedin ve Baç Kalesi’nin alınışı.
Beçne Zaferi. 16.10.1526Erdel Voyvodası, Jan Şapolya’nın Macar Krallığına getirilmesi.13.01.1527 Macaristan fatihi Kanunî’nin İstanbul’a dönüşü.30.04.1527 Vezir İbrahim Paşa’nın Anadolu isyanlarını bastırmak için İstanbul’dan hareketi.
Sivas yakınında Kalender Karaçayır’ın isyanı ve İbrahim Paşa tarafından isyanın bastırılması.
Bosna, Hırvatistan, Esklavonya ve Dalmaçya’nın fethi. 28.02.1528 Osmanlı himayesine giren Macar kralı Jan Şapolya ile anlaşma imzalanması. 10.05.1529Kanunî’nin Viyana seferi için İstanbul’dan hareketi.20.05.1529Kanunî’nin Edirne’ye gelişi.30.05.1529 Kanunî’nin Ordu ile hareketi.17.07.1529Ordu’nun Belgrad’a gelişi.15.08.1529 Macar asilzadelerinin ordugâha gelerek iltihak etmeleri.18.08.1529 Macar Kralı Jan Şapolyo’nun huzura kabulü.03.09.1529 Budin şehrinin Osmanlı ordusu tarafından kuşatılması. 07.09.1529 Budin Kalesi’nin Türk ordusuna teslimi.10.09.1529 Boğdan Prensliği’nin tabiyet andlaşması imzalanması. 12.09.1529 Ordu karargâhının Budin’den Eski Budin’e nakledilmesi.22.09.1529Türk Ordusu’nun Avusturya topraklarına girişi.24.09.1529 Kanunî’nin Viyana’yı savunanlara teslim ol teklifi. 27.09.1529 Kanunî’nin Viyana’ya gelişi ve şehri kuşatması.14.10.1529 Birinci Viyana kuşatmasının sona ermesi.
Büyük topların Tuna Donanması ile nehir yoluyla nakli.16.10.1529 Türk Ordusu’nun Viyana’dan Budapeşte’ye hareketi.27.10.1529 Kanunî’nin Budin’den Peşte’ye gelişi.29.10.1529 Kanunî Sultan Süleyman’ın 5 gün Budin’de kaldıktan sonra İstanbul’a gitmek üzere ordusu ile hareketi.17.10.1530 Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında bir antlaşma imzalanmak amacıyla Avusturya’dan İstanbul’a elçiler gelmesi.
Budin’in Alman kuşatmasından kurtarılması.25.04.1532 Kanuni Sultan Süleyman’ın 5. Seferi.
Alman seferine hareketi.03.05.1532 Kanuni’nin Edirne’ye gelişi.12.06.1532 Kanuni Sultan Süleyman’ın Niş’e gelişi.
Avusturya Elçilerinin mütareke isteklerinin reddedilmesi. 08.07.1532 Ordu’nun Belgrad önlerinden ileri hareketi. 20.07.1532 Şıkloş ve arka arkaya 7 Kale ve Kanije Kalesi’nin fethedilmesi.07.08.1532 Raab Suyu kenarında bulunan karşılıklı 4 kalenin alınması.30.08.1532 Kanuni Sultan Süleyman’ın Kral Ferdinand’ı meydan muharebesine davet eden bir resmi yazı gönderilmesi.21.09.1532 Cenevizli kaptan “Andrea Doria”nın Osmanlı sahillerine ilk tecavüzü Koron Kalesi’ne gelmesi.12.11.1532 Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad’a ulaşması.18.11.1532 Kanuni Sultan Süleyman’ın Edirne’ye varması.22.11.1532Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’a gelmesi.10.01.1533 Barış Andlaşması’nı imzalamak üzere Avusturya’dan İstanbul’a bir elçi gelmesi. 22.06.1533 Türk hakimiyetini kabul eden Avusturyalı’lar ile barış andlaşmasının imzalanması.27.11.1533 Barbaros Hayreddin Paşa’nın İstanbul’a gelişi ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından kabul edilişi. 02.04.1534 Mora sahilindeki Koron Kalesi’nin alınması.06.04.1534 Barbaros Hayreddin (Cezayir Beylerbeyi) Paşa’nın Kaptan-ı Derya tayin edilmesi. 11.06.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın 6. Seferi.
Irakeyn seferi.
Kanunî’nin Irakeyn seferine başlamak üzere Üsküdar’a geçişi. 23.06.1534 Van ve çevresindeki kalelerin fethedilmesi.
Doğu Anadolu’da çeşitli kalelerin alınması. 20.07.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Konya’ya gelişi. 31.07.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Kayseri’ye gelişi. 01.08.1534 Barbaros Hayreddin Paşa’nın Tunus seferine hareketi.08.08.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Sivas’a gitmesi.20.08.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Erzincan’a ulaşması.22.08.1534 Barbaros Hayreddin Paşa’nın Tunus’u alması.05.09.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Erzurum’a gelişi. 28.09.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Tebriz’e hareket etmesi.05.10.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Ucan Yaylası’ndan, Sultaniye’ye ve Bağdad’a hareketi.14.10.1534 Erzurum ve Kars’daki Türkmen Beylikleri’ne son verilmesi.
Erzurum Eyaleti Beyliği’ne Dulgadır Oğulları’ndan Mehmed Harun’un, Çemişkezek Sancak Beyliği’ne de kardeşi Ali Bey’in tayini.20.10.1534 Hemedan önlerinde Ordu’nun kamp kurması.15.11.1534 Ordu’nun Kasrı Şirin’de konaklaması.
Bağdat valisinden temsilciler gelerek itaat arzetmeleri. 23.11.1534Veziriazam İbrahim Paşa’nın Bağdad’ı işgal için ileri hareketi. 28.11.1534Bağdat’ın Türk kuvvetleri tarafından ilk fethi.29.11.1534 Bağdat’ın anahtarının Kanuni Sultan Süleyman’a teslimi.30.11.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın Bağdat’a girişi.07.12.1534 Kanuni Sultan Süleyman’ın kış mevsimini geçirmek için ordugâhtan şehre taşınması.09.12.1534 Tebriz’in sukutu.
Van Kalesi’nin Safaviler tarafından kuşatılması.01.04.1535 Kışı Bağdat’ta geçiren Kanuni’nin, İkinci Azerbaycan seferi için ayrılması.29.05.1535Barbaros Hayreddin Paşa’nın Akdeniz’i bir Türk gölü yapmak için donanma ile hareketleri.
Alman İmparatoru ve İspanya Kralı Charles Quint’in, Barbaros Hayreddin Paşa ile mücadele etmek için Barselona’dan Tunus’a hareketi. 21.06.1535 Şah Tahmasb’ın barış istemek üzere elçi göndermesi.30.06.1535 Tebriz’in üçüncü defa işgal edilmesi.03.07.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın ikinci defa Tebriz’e girişi.15.07.1535Charles Quint ordusuna bir ay dayanan Halk-ul-Vad Kalesi’nin düşmesi.20.07.1535Kanuni’nin Tebriz’den İran ordusu üzerine hareket etmesi.03.08.1535 İran Şahından barış andlaşması imzalamak için elçiler gelmesi.07.08.1535 Ordu’nun Tebriz’e doğru geri hareketi.20.08.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın Tebriz’e gelişi.27.08.1535 Kanuni’nin Tebriz’den İstanbul’a gitmek üzere hareket etmesi.20.10.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın Diyarbakır’a gelişi.16.11.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın Urfa’ya gelişi.24.11.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın Haleb’ e gelişi.05.12.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın Antakya’ya gelişi.07.12.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın İskenderun’a gelişi.14.12.1535Kanuni Sultan Süleyman’ın Adana’ya gelişi.29.12.1535 Kanuni Sultan Süleyman’ın Eskişehir’e gelmesi.04.01.1536 Kanuni Sultan Süleyman’ın İzmit’e gelmesi.08.01.1536Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’a gelmesi. 18.02.1536 Osmanlı Devleti ile Fransa arasında Kapitülasyon meselesi ve Fransa’ya ilk kapitülasyonun verilmesi.14.03.1536 Veziriazam İbrahim Paşa’nın idamı, İkinci Vezir Ayas Mehmed Paşa’nın tayini. 04.07.1536Erzurum valisinin Gürcistan savaşı.18.11.1536Barbaros Hayreddin Paşa’nın İtalya seferi.12.03.1537Bosna Beyi Hüsrev Bey’in tazyiki ile Kilis Kalesi’nin alınışı.11.05.1537Osmanlı Donanması’nın İtalya seferi için hareketi.17.05.1537 Kanuni Sultan Süleyman’ın 7. seferi.
“Sefer-i Pulya” ve “Gazay-ı Korfos” adı verilen İtalya ve Adriyatik seferi için Kanuni’nin İstanbul’dan sefere başlamak üzere hareket etmesi.13.07.1537 Kanuni Sultan Süleyman’ın Avlonya’ya gelişi.22.07.1537 Andreo Doria komutasındaki imparatorluk donanmasının küçük bir Türk filosunu yenmesi.23.07.1537 İtalya’ya asker geçirilmesi. 13.08.1537Ordu’nun İtalya’dan Avlonya’ya nakledilmesi.22.08.1537 Barbaros Hayreddin Paşa’nın Avlonya’ya gelmesi.25.08.1537 Donanmanın Avlonya’dan Korfu Adası’na hareket etmesi.26.08.1537 Kanuni Sultan Süleyman’ın Korfu Adası karşısındaki sahilde mevzi almak üzere Avlonya’dan hareketi. 29.08.1537 Korfu Adası’na ikinci çıkarma harekâtı. 06.09.1537 Korfu kuşatmasının kaldırılması.15.09.1537 Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’a hareketi.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın Kiklad ve Sporad denilen Adalar Grubunu fethetmesi.22.10.1537 Kanuni’nin Pulya seferinden İstanbul’a dönüşü.02.12.1537 Kral Ferdinand komutasındaki Avusturya ordusuna karşı kazanılan Vertizo zaferi.07.06.1538 Barbaros Hayreddin Paşa’nın ikinci adalar seferine başlaması.08.07.1538 Kanuni Sultan Süleyman’ın 8. Seferi.
Kanuni’nin “Gazay-ı Kara Boğdan” denilen Boğdan seferine hareketi.13.07.1538Barbaros Hayreddin Paşa’nın Girid’e yaptığı akın.
Kerpere Kaşot Adaları’nın alınması.22.07.1538 Basra’nın Osmanlı İmparatorluğu’na bağlandığını arzetmek üzere Emir Mani’nin Edirne’ye gelmesi.24.07.1538 Basra’nın anahtarının Kanuni’ye taktim edilmesi.
Kanuni’nin Tuna üzerinde Isakçı konağına geçmesi ve köprü kurulması. 27.07.1538 Hindistan seferine çıkan Hadım Süleyman Paşa’nın Aden’e gitmesi ve Aden Emirliği’ni zaptı. 16.08.1538 Kanuni’nin Boğdan seferinden Babadağ’a gelmesi. 27.08.1538 Hadım Süleyman Paşa kumandasındaki Osmanlı Donanması’nın Hindistan’da Gucerat sahillerine gelişi. 31.08.1538 Kanuni Sultan Süleyman’ın, Mimar Sinan’ın Prut Nehri üzerine kurduğu köprüden orduyu geçirmesi. 09.09.1538 Kırım Hanı Sahip Giray’ın orduya katılması.15.09.1538 Boğdan başkentinin işgal edilmesi.21.09.1538 Bucak Sancağı’nın ilhakı ve Boğdan Beyliği’nin yeni durumu.
Kanuni Sultan Süleyman’ın Boğdan meselesini hallederek İstanbul’a dönüşü.25.09.1538 Barbaros Hayreddin Paşa ile Kaptan Andrea Doria’ın Preveze önlerinde karşılaşmaları. 27.09.1538 Preveze önlerinde Barbaros Hayreddin Paşa’nın ilk taaruzu ve düşman donanmasının geri çekilmesi. 28.09.1538 Barbaros Hayreddin Paşa’nın Preveze zaferi.15.10.1538 Preveze deniz zaferinin Yanbolu Konağı’nda bulunan Kanuni Sultan Süleyman’a iletilmesi. 27.10.1538 Boğdan seferinden, Kanuni’nin İstanbul’a dönüşü.
Dalmaçya’nın güneyinde “Castelnuovo” Kalesi’nin düşmesi.13.03.1539 Hindistan seferinden dönen Süleyman Paşa’nın Yemen’de bir Türk vilayeti kurduktan sonra Cidde Limanı’na gitmesi. 13.07.1540 Ayas Paşa’nın vefatı, ikinci vezir Lütfi Paşa’nın göreve tayini.10.08.1540 Dalmaçya’nın güneyinde “Castelnuovo” Kalesi’nin alınması. 20.10.1540 Osmanlı-Venedik barış antlaşmasının imzalanması.22.04.1541 Veziriazam Lütfi Paşa’nın sadaretten azli.
Hadım Süleyman Paşa’nın tayini.20.06.1541 Kanuni Sultan Süleyman’ın 9. seferi.
Kanuni’nin Budin Seferi için İstanbul’dan hareketi. 21.08.1541 Osmanlı ordusunun dört cepheden kuşatarak gerçekleştirdiği Budin zaferi. 26.08.1541 Kanuni Sultan Süleyman’ın Budin’e gelmesi.29.08.1541 Bir yaşındaki küçük Macar Kralı II. Yanoş’un Türk ordugâhına getirilmesi.
Budin’in işgali ve Macaristan’ın Osmanlı ülkesine katılması. 30.08.1541 Orta Macaristan’da ilk idarenin kurulması.02.09.1541Kanunî’nin Budin’e girişi ve ilk Cuma namazını kılması.04.09.1541 Küçük “Zigmond-Janos”a verilen Transilvanya-Erdel Beyliği fermanının kraliçe Isabelle’e gönderilmesi.05.09.1541Kraliçe Isabelle’nin krallık sarayını tahliyesi.07.09.1541Kral Ferdinand’ın elçiler göndererek Osmanlı hakimiyeti altında Macar Krallığına talip olması ve bu isteğin reddedilmesi.20.10.1541 Barbaros Hayreddin Paşa’ya karşı ikinci Afrika seferine çıkan Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı Charles Quint’in Cezayir sahillerine çıkarma hareketi.23.10.1541 Cezayir’i savunan Hasan Ağa’nın Charles Quint’in ordusuna karşı zafer kazanması.31.10.1541 Charles Quint’in Afrika sahilindeki ordu döküntüsünü donanmasına yükleyerek gitmesi.09.10.1542 Kral Ferdinand adına haraç mukabilinde Macar tacını istemeye gelen Avusturya elçisinin reddedilmesi.17.10.1542 Kanuni’nin Macaristan üzerine yürüyen müttefik Avrupa ordularına karşı İstanbul’dan Edirne’ye hareketi.24.10.1542 Peşte’yi kuşatan müttefik Avrupa ordularının, oniki de bir oranındaki Türk koruyucularına mağlup olduktan sonra perişan kaçarken imha edilmesi.23.04.1543 Kanuni Sultan Süleyman’ın 10. seferi.
Kanuni’nin “Usturgon” Estergon (Avusturya) seferi için Edirne’den hareketi.28.05.1543 Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Fransa’nın Almanya ile olan anlaşmazlığı sebebiyle Fransız Donanması’na destek olmak amacıyla, İstanbul’dan Nice hareketi.04.06.1543 Edirne’den, Avusturya seferi için yola çıkan Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad’a gelmesi.20.06.1543Barbaros Hayreddin Paşa’nın Mesina ve Reggio Kaleleri’ni teslim aldıktan sonra İtalya sahillerindeki faaliyetleri.22.06.1543 Avusturya ile savaşda Türk ordusunun Valpo Kalesi’ni alması. 04.07.1543 Budin’in güneyinde bulunan Pees Kalesi’nin alınışı.05.07.1543Şikloş Kalesi’nin Türklere teslim oluşu.20.07.1543 Barbaros Hayreddin Paşa kumandasındaki Fransa’ya giden donanmanın Marsilya’ya varması ve Kaptan Paşa’nın Marsilya’da karaya çıkması. 29.07.1543 Estergon Kalesi’nin kuşatılması.05.08.1543 Barbaros Hayreddin Paşa kumandasındaki Türk donanmasının Marsilya’dan Toulon’a hareketi.10.08.1543 Estergon Kalesi’nin Türk ordusu tarafından alınması. 20.08.1543 Türk donanmasının Nice’i fethi.04.09.1543 Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki kuvvetlerin “İstol-Belgrad”ı fethi.09.10.1543 Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad’a gelişi.05.11.1543 Kanuni Sultan Süleyman’ın çok sevdiği, çok iyi yetişmiş şehzadesi Muğla Valisi şehzadesi Mehmed’in vefatı.16.11.1543 Kanuni’nin İstanbul’a dönüşü.
Şehzade Mehmed’in cenaze merasimi.05.04.1544 Şehzade Camii, Türbe ve Külliyesi’nin inşaatına başlanması.23.04.1544 Budin Beylerbeyi Yahya Paşazade Mehmed Paşa’nın Macaristan’daki Avusturya Kaleleri’ni almak için kuşatma hareketi.28.04.1544 Hadım Süleyman Paşa’nın azli, Damad Rüstem Paşa’nın tayini.10.10.1544Almanya ve Avusturya Devletleri ile birbuçuk senelik bir mütareke imzalanması.04.07.1546 Şehzade Selim’in oğlu Şehzade Murad’ın doğumu.19.07.1546 Türk denizcilik tarihinin en büyük kumandanlarından Barbaros Hayreddin Paşa’nın 80 yaşında vefat etmesi.13.06.1547Almanya ve Avusturya ile imzalanmış olan barış antlaşması gereğince her iki devletin de vergiye bağlanması.19.06.1547Türk-Alman barış andlaşmasının imzalanması.01.08.1547 Türk-Alman barış andlaşmasının Kral Charles Quint tarafından onaylanması. 08.10.1547Kanunî Sultan Süleyman’ın Almanya ve Avusturya ile imzalanmış olan barış andlaşmasını imzalaması.
İran Şahı I. Tahmasb’ın kardeşi Elkas-Mirza’nın Osmanlı Devleti’ne iltica etmesi. 29.03.1548Kanuni Sultan Süleyman’ın 11. seferi.
Kanunî’nin ikinci İran seferi için Üsküdar’dan ayrılması.27.07.1548 Kanunî’nin Şenb-i Gazan’a gelişi ve Tebriz’in işgal edilmesi.12.08.1548 İstanbul’da Şehzade semtinde yapılan Şehzade Camii ve Külliyesi’nin tamamlanması.15.08.1548 Kanuni’nin Van’a gelişi ve Van Kalesi’nin teslim olması.13.09.1548 Vezir Ahmed Paşa kumandasındaki ordunun Tortum önlerine gelişi ve Tortum Kalesi’nin fethi.05.10.1548Kanuni’nin Diyarbakır’dan, İstanbul’a gelişi.13.06.1550 Süleymaniye Camii ve Külliyesi’nin temel atma töreni.10.07.1551 Avusturyalılara karşı Macaristan Serdarlığı’na tayin edilen Rumeli Beylerbeyi Sokullu Mehmed Paşa’nın ordunun başında olarak Belgrad’a gelişi.16.07.1551 Kaptanı Derya Sokullu Mehmed Paşa’nın yönetiminde Turgut Reis’in ilk Malta akını.12.08.1551İran Şahı Tahmasb’ın Doğu Anadolu’ya akını.15.08.1551 Trablusgarb’ın Turgut Reis tarafından fethi.07.09.1551 Belgrad’dan hareket eden Sokullu Mehmed Paşa ordusunun Petervaradin civarında Tuna’dan karşıya geçmesi.21.09.1551 “Beckskerek” Kalesi’nin işgali ve gelişen Türk fetihleri.01.10.1551 Tamışvar Kalesi’nin kuşatılması.04.10.1551 Avusturyalıların Lippa’yı kuşatmaları.07.10.1551Lippa Kalesi’nin düşmesi.16.10.1551Lippa Kalesi’nin teslimi için Ulema Paşa’nın yirmi günlük bir mütareke imzalaması.05.12.1551 Ulema Paşa’nın askeriyle beraber Lippa Kalesi’nden çıkışı ve Avusturyalıların ihaneti.23.02.1552Büyük bir Türk zaferiyle neticelenen ”Segedin” baskını.04.1552 Piri Reis’in Portekizlere karşı Maskat ve Hürmüz seferi.01.04.1552Hadım Ali Paşa’nın “Bespirem” Kalesi’ni kuşatması.11.04.1552“Bespiren” Kalesi’nin Avusturyalılardan alınması.22.04.1552Sokullu Mehmed Paşa’nın azli, Vezir Ahmed Paşa’nın Macaristan serdarlığına tayini.15.05.1552 Ahmed Paşa Ordusu’nun Belgrad’da Sokullu Kuvvetleri ile birleşmesi.27.06.1552 Türk ordusunun Tamışvar’a gelmesi ve kaleyi kuşatması.25.07.1552Türk Kuvvetleri’nin Tamışvar üzerine genel hücumu ve kalenin fethi.11.08.1552Hadım Ali Paşa’nın, Avusturyalılara karşı “Fülek” zaferi.04.09.1552Tisa Nehri üzerindeki “Szolnok” Kalesi’nin fethi.09.09.1552 Budin’in 137 km. kuzeydoğusundaki Eğer Suyu üzerindeki “Eğer” Kalesi’nin kuşatılması.19.10.1552“Eğer” kuşatmasının kaldırılması ve ordunun geri çekilmesi.01.02.1553 İstanbul’da imzalanan himaye antlaşması gereği Fransa’nın vereceği tazminata karşılık, Fransız Donanması’nın Türklere verilmesi.15.06.1553Turgud Reis’in Fransa’yı korumak için Akdeniz’e hareketi.28.08.1553 Kanuni Sultan Süleyman’ın 12. seferi.
Kanuni’nin Nahçivan seferi için Üsküdar’a geçişi.05.10.1553 Sultan Süleyman’ın Konya Ereğlisi’ndeki, Aktepe’de konaklaması.06.11.1553 Şehzade Mustafa’nın idamı.
Vezir Rüstem Paşa’nın azli ve Kara Ahmed Paşa’nın tayini.08.11.1553 Kanuni Sultan Süleyman’ın Haleb’e gelmesi.27.11.1553 Şehzade Cihangir’in vefatı. 09.04.1554 Kanuni Sultan Süleyman’ın Haleb’den İran seferi için hareketi. 15.05.1554“Cülek” Ordugâhı’nda Büyük Harb Divanı’nın toplanması.20.05.1554 Kanuni Sultan Süleyman’ın Diyarbakır’dan hareketi.02.07.1554 Hind Kaptanı Seydi Ali Reis’in Basra’dan hareketi.05.07.1554Kanuni’nin Kars önlerinde, İran Şahına harp ilan etmesi.30.07.1554 Kanuni Sultan Süleyman’ın Nahçıvan’dan dönüşü.02.08.1554 Safevi Hamze Sultan, Kızılbaş Beyleri ile “Taht-ı Süleyman” Bölgesi’nde savaş.06.08.1554 Bayezid konağında İran’ın sulh teklifi.17.08.1554 Hasankale-Pasinler konağında Doğu Anadolu Beyleri ve askerlerin terhis edilmesi.22.08.1554 “Kala-i Zalim”in fethi ve Kerkük sancağının işgali.26.09.1554 Erzurum konağına gelen İran elçisinin mütareke teklifi ve isteğin kabul edilmesi.28.09.1554 Kanuni’nin Nahçivan seferinden Amasya’ya gelişi.10.05.1555 İran Şahının barış imzalamak için görevlendirdiği elçinin Amasya’ya gelmesi.29.05.1555 Osmanlı-İran barışının imzalanması.02.06.1555 Barış imzalamak için geldikleri, fakat ancak 6 aylık mütareke imzalayan Avusturya elçilerinin Amasya’dan hareketleri. 26.06.1555 Kaptanı Derya Piyale Paşa ve Trablusgarp valisi Turgut Paşa’nın Fransa’yı himaye için Akdeniz seferine hareketleri.31.07.1555 Nahçıvan seferinden dönen Kanuni Sultan Süleyman’ın Üsküdar sarayına gelmesi ve Rumeli’de büyük bir isyan hareketi yapan Düzmece Mustafa’nın idamı.29.09.1555 Veziriazam Kara Ahmed Paşa’nın idamı. Rüstem Paşa’nın ikinci defa vezir tayini.
İstanbul’da ilk defa kahve içilmeye ve kahvehaneler açılmaya başlanması.
Büyük şair Fuzuli’nin vefat etmesi.21.05.1556 Budin Velisi Hadım Ali Paşa’nın kaleyi muhasara için Segedin’e gelmesi.21.06.1556 Genel hücumun neticesiz kalması.21.07.1556 Szigeth kuşatmasının kaldırılması.07.06.1557 İnşaatı tamamlanan Süleymaniye Camii ve Külliyesi’nin hizmete açılması. 22.05.1558İspanya işgalinde bulunan Bizerk’in alınması.
İspanya’nın doğusundaki Balear Adaları’nın en büyüğü olan Mayarko Adası’na sefer yapılması.29.05.1559 Şehzade Bayezid ile Selim’in Konya ovasında karşılaşmaları.31.05.1559 Şehzade Bayezid ordusunun geri çekilmesi.05.06.1559 Kanuni Sultan Süleyman’ın 13. seferi.
Anadolu’daki durum sebebiyle Kanuni’nin ordusu başında Üsküdar’a geçişi.07.07.1559 Şehzade Bayezid’in 12 bin kişilik bir kuvvetle ve dört oğluyla beraber Amasya’dan İran’a hareketi.
Kaptan-ı Derya Piyale Paşa’nın Avlonya seferi.24.11.1559 Şehzade Bayezid ve ordusunun Kazvin’e gelmesi.12.02.1560 Şehzade Bayezid’in Kazvin’de hapsedilmesi.02.03.1560 Avrupa hristiyan donanmasının Cerbe Adası’nda demirlemesi.07.03.1560Düşman donanmasının Cerbe Adası’na asker çıkarması.12.03.1560 Cerbe Adası Kalesi’nin teslim olması.04.04.1560 Türk Donanması’nın Akdeniz seferine başlamak üzere hareketi.01.05.1560 Türk Donanması’nın Modon’dan hareketi.07.05.1560 Türk Donanması’nın Malta önlerine gelmesi.14.05.1560 Türk denizcilik tarihinin en önemli zaferlerinden Cerbe zaferi.30.07.1560Cerbe Kalesi’nin teslim olması.27.09.1560 Zafer kazanan donanmanın İstanbul’a dönmesi.18.03.1561 Şehzade Murad’ın Manisa Valiliğine tayin edilmesi.10.07.1561 Veziriazam Rüstem Paşa’nın vefatı. Semiz Ali Paşa’nın tayini.25.09.1561 Şehzade Beyazid’in Kazvin’de dört oğlu ile birlikte idamı.01.06.1562 Osmanlılar ile Avusturyalılar arasında barış imzalanması.20.09.1563 İstanbul’da büyük sel felaketinin yaşanması.22.12.1564Haraç getiren Avusturya elçisinin İstanbul’a gelmesi.04.02.1565İmparatorluk elçileri tarafından Avusturya haracının taktimi ve barışın yeniden bozulmaya başlaması.01.04.1565 Donanmanın Malta seferine başlaması.20.05.1565 Malta Adası’na asker gönderilmesi.25.05.1565 Uluç Ali Paşa’nın Malta Adası’na gelişi.02.06.1565 Trablusgarb Beylerbeyi Turgud Reis’in Malta’ya gelmesi.17.06.1565 Savaş sırasında Turgut Reis’in şehit düşmesi.23.06.1565 Malta Adası’nda “Saint-Elme” Kalesi’nin fethi.28.06.1565Veziriazam Semiz Ali Paşa’nın vefatı, Sokullu Mehmed Paşa’nın ikinci defa vezirliği.01.07.1565 Malta Adası’nda ikinci muhasara hareketinin başlaması.07.09.1565 Malta’ya yardım için hristiyan ordusuna silah, cephane ve erzak gelmesi.08.09.1565 Malta kuşatmasının kaldırılması.
Başarısız bir seferden sonra ordu ve donanmanın Malta’dan İstanbul’a hareketi.14.04.1566Türk donanmasının Sakız Adası’nı fethi.01.05.1566 Kanuni Sultan Süleyman’ın 14. seferi. (Son sefer) Zigetvar seferi.26.05.1566 Kanuni’nin torununun oğlu Şehzade Mehmed’in doğumu.19.06.1566 Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad’a gelişi.29.06.1566 “Zemlin” konağında Erdel Hanı Zigismond-Janos’un huzura kabulü.18.07.1566 Kanuni Sultan Süleyman’ın Drava Nehri üzerine kurulan büyük köprüyü kayıkla teftişi.03.08.1566 Budin Beylerbeyi Arslan Paşa’nın idamı.05.08.1566 Kanuni Sultan Süleyman’ın ve ordunun Zigetvar’a gelişi ve Kale’nin kuşatılması.13.05.1566 Eski Zigetvar Kalesi’nin işgali.01.09.1566 “Gyula” Kalesi’nin Pertev Paşa ordusuna teslim olması.
Kanuni’nin hastalığı. 07.09.1566 Kanuni’nin Sultan Süleyman’ın vefatı.
Sultan II. Selim’in tahta çıkışı.

AYDINKÇ
24 Haziran 2008 - 11:24 pm

——————————————————————————–

kanuni sultan süleymanın vasiyeti

Zigetvar Kalesi önlerinde, ordu Zigetvar’ı kuşatmış haldeyken hastalanan ve vefat eden Kânûnî Sultan Süleyman’ın naaşı Süleymaniye Camiine getirildi.

Cenaze namazı kılınacaktı.

O gün Süleymaniye Camii cemaate dar geldi. Halkın bir ucu Mercan Yokuşunda, bir ucu Vefa Sokaklarındaydı.

Bir devre mührünü vuran koca sultan, ebediyete uğurlanıyordu.
Namazını Şeyhülislam Ebussuud Efendi kıldırdı.

Namazı kılınmış, fâtihalar okunmuş, defin için kabre yaklaşılmıştı. Sultanın naaşı tam mezarına konacaktı ki,elindeki çekmeceyi tabutun içine sıkıştırmaya çalışan bir saray ağası Ebussuud Efendinin gözünden kaçmadı.

Ebussuud Efendi derhal seslendi:

“Dur bakayım ağa!” dedi, “Nedir o? Ne yapıyorsun orada?”

Ağa: “Üzerimde bir emanet var efendim. Bunu yerine bırakmam gerek!” dedi.

Ebussuud Efendi: “Olmaz! Böyle bir şey caiz değil” diye kükredi.

Ağa: “Efendim! Sultanımızın vasiyeti bu!” dedi sertçe.

“Vasiyet mi? İçinde ne var onun?” “Bilmiyorum efendim.” “Ver bakayım şunu.”

Adamcağız elindeki çekmeceyi uzattı.

Şeyhülislâm bir de ne görsün; verdiği bunca fetvâlar, bunca hükümler kendi mühürleriyle ve imzalarıyla deste

deste paketlenmiş ve çekmeceye doldurulmuştu.

Koca şeyhülislamın rengi uçup gitti. Yüzü kül kesildi. Benzinde bir damla kan kalmadı. Gözleri karardı.
Gücü dermanı kesildi. Yıkıldı, yıkılacaktı. Hemen oracığa çöktü.

İki eliyle başını kavradı ve hıçkırıklara boğuldu.

Etrafındakilerin şaşkın bakışları altında, ağzından fısıltı halinde şu cümleler döküldü:
“Ah Süleyman! Sen kendini kurtardın. Bakalım Ebussuud nasıl hesap verecek

AYDINKÇ
24 Haziran 2008 - 11:25 pm

ŞEHİT VASİYETİ

Gene hangi dua’yı okudun anne,
Vurulduğum yerde güneş açtı
Yine mi ağlıyorsun anne,
Cennetime yağmur yağdı

Üzülme anne ağlama, sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil.
Öylece duruyor hayallerim, vatanım [yasak]lere yar değil.

İzin günümde be anam.
Yârime mektup yazdım o gün.
Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş,
Bir çizip içine de şafağımı yazmıştım.

Birliğe döndüğümde erkenden yatmış,
Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla
Rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.

Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran varmı diye soruyordun
Bende her zamanki gibi var anne diyordum, var.
Hiç olmadı be anam, hiç olmadı
Nasıl isterdim, ardımda bir yar birde ana bırakmıştım.

Sağ olsun tertibim cemil memleketinden tütün getirmiş, sigarasız kalmıyorduk.

O gece birlikte gittik nöbete.
Yolda bana “Sanki bu gece bir şeyler olacak” der gibi bakıyordu
Ama yiğitti söylemiyordu.
Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benimde içime.
Sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam, öyle bir şeydi işte.

Nasıl oldu anlamadım!
Cemil ” yere yat ” dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi.
Anlamadım vurulduğumu, sıcacık bir şey hissettim sırtımda
Terliyordum, sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.

Dudaklarım kurudu birden
Cemil ” dayan ” diyordu, ama ağlıyordu
Gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.

İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne.
Önce atalarım, sonra yârim canlandı birden gözümde.
Hoş gör be anam, kızma. Bende baba olacaktım
Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun, iki ay vardı doğmasına.

Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi
Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun.
Vasiyetimizdir.
Öyle evlatlar yetiştirin ki, adları Mehmet, soyadları Şehit olsun.

suaybbe
26 Haziran 2008 - 9:28 am

ellerinise saglık cok gusel olmus belgeseller…zamanım oldukca hepsını ızmeye calıscam…calısmalarınızın dewamını beklıyorum…

yücel aygün
31 Aralık 2008 - 2:53 pm

ne mutlu bize sizin gibi şanlı geçmişimiz var ne kadar övünsek azdır allah cümlesine rahmet eylesin

cengiz
17 Ocak 2009 - 5:48 pm

iyide film nerde

zzoe
27 Şubat 2009 - 9:06 pm

VIDEOLAR GORUNMUYOR…..

Emre Albay
09 Nisan 2009 - 1:31 pm

O zaman islam halifelerimiz vardı.. Şimdi Hiç Birisi yok. Erdoğan Türban olayı çıkardı diye. Adamı Taşa tuttular. Laiklik. Dersiniz Türbanı yasaklarsınız.. Demokrasi Dersiniz… Çarşaflıyı taşa tutarsınız… Mehmet Akif sadece islamcı diye atatürk zamanında.. Bu Evliyayı Mısır’a Sürdüler.. Çürümüş cesedini mısırdan alan bile olmadı. Böyle bi Memlekette Yşaıyoruz…

sdf
13 Haziran 2011 - 4:47 am

mikkemmel bide fatih sultan mehmet hanı açın o daha güzel

Etiketler
Film Kategorileri